erman çekiç

19/2/2009 - Sevda özlemi..

SEVDA ÖZLEMİ

sevecek bir gönül arardım,diyarları kardım
suretimi sezdim aynalara geldiğim vakit
gönül sesleri duyar oldum,semaya vardım
güzelden geçir beni yarab,sonsuz umutlarım şahit,

Dili aşsam,gönülle buluşsam huzurunda,
gözümü kapatsan kör etsen beni,
sesler manasız sağır etsen beni,
güzelden geçirsen yarab,nuruna esir etsen beni.

Gülün kokusun da vuslatı hissetsem,
bülbülün sesini duysam yüreğime sevdan düşse,
şükür etsem yansam dahi,gözüme güzel fani gönlümden aşsa,
güzelden geçir beni yarab,yağmuruna toprak et beni...


ERMAN ÇEKİÇ
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/2/2009 - Rüyaların fatihi..

RÜYALARIN FETHİ

Hüzünler dolusu bir hayal denizi,
Gelecek avlar kahraman umut bekçileri
Yılmaz yüreklerin,coşkun sesleri,
Çağlamayı bekler umut için rüyaların FATİHİ,

Yüreğinde bir aşk ki diyarlar şahidi,
Bileğinde bir güç hakim Kelime-i şahadeti,
Huzur verir denizlere,güneşe devlet-ü adaleti,
Çağlamayı bekler umut için rüyaların FATİHİ,

Ağlardı gözleri vatanı,evladı uğruna 
Geceler dostu bu yolda hiç sönmedi kandili
Hayaller,umutlar sardı ümit dolu bendini
Çağlamayı bekler umut için rüyaların FATİHİ…

ERMAN ÇEKİÇ
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/2/2009 - Yokluğunda sevmek seni..

Yokluğunda sevmek seni

Gönlümün kıyısında bir sessizlik yokluğundan kalmış
Hissetmeye alıştığım duygularım,
benden önce sonsuzluğa demir atmış
Gözlerinin çıkmazında bir çaresizlik,
Tüm hücrelerimi esir almış
Yüreğim beni yok zamanında,
Bir avuç ümide satmış,

Umutlardan alacaklı beklemekten usanmış gözlerim
Baharlarımı ararım,kışlara gömdüğüm 
Olmadığın her günün bitişine sitemim

Bir rüya sonra her anı seninle dolu
Güneşe düşman kesilirim gözlerimi aldığı vakit
Saat sabahı bulmuş,vuslat hala gecenin mahkumu

Gelsede bir, görse mecnun halimi ondan ziyade,
Leylayı ararım olmayan güneşde,olmayan çöllerde
Kıskanırım aşkı,gül uğruna divane bülbüllerde
Söyle bir yol geleyim,hangi eldesin yar hangi gönüllerde…


ERMAN ÇEKİÇ
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/2/2009 - Aşk-ı rumi..

AŞK-I RUMİ

Aşka sordum aradığın gönül hanidir,
hangi gönüle hak hasretin nasiptir
güller,bülbüller aşk yolunda haraptır
ağlar durur RUMİ aşık ona deyu,

Ses odur aşık diye yanık çıkar,
Göz odur güzel den gayrısına kör,
Yürek odur yaralı, hasreti bekler 
Ağlar durur RUMİ aşık ona deyu,

Nerde sevgili,umutlaramı gömüldü Şems
Gözyaşları mürekkep,şiirler can yoldaşı
Müridler,mürşidler olmaya deva derd-ü sems e
Ağlar durur RUMİ aşık ona deyu… 


ERMAN ÇEKİÇ
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/2/2009 - Unutmuşum..

UNUTMUŞTUM

denizler misaliydi yüreğim,
öylesine coşkun öylesine durgun
ne yakamozlar eşilk etti aşkıma,ne güneşler battı hüznüme,
ne dertler eskittim ne gözyaşları kurttum,bir kez olsun baksaydın yüzüme,

vur yıkılsın umutlarım artık önemi yok,
hayallerimin hakimi değil gözlerin,
yüreğime kızgın bir demir gibi deydi sözlerin
girme artık rüyalarıma seni orda bile görmeye tahammülüm yok,

kırdım zincirlerini aşkının kurtuldum hükmünden,
bende bir başımayım aşıkların okyanusunda şimdi,
yıldızlara bakıpta uyumak,kayan her yıldıza adını koymak,
ne bir dert eyledi gönlüme,ne bir hüzün ne ağlamak,

şimdi önümde masum bir beyaz kağıt,elimde aciz bir kalem,
gönlüm istesede unuttğumu yazmak iki kelam edemez dilim neylem,
sonbaharda bir yaprak gibi sararıp düştün dalımdan,
güzün üşütse bile gönlümü gayri geçmem yolundan....

ERMAN ÇEKİÇ 
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/2/2009 - Ellerimizin büyük boşluğu..

Kategori: Ibrahim Sadri

Ellerimizin Büyük Boşluğu

Burası dünya ve biz artık çok sıkıldık 
Alıp başımızı sana gelmek istiyoruz 
Sana gelmek 
Sana gelmek, orada kalmak istiyoruz 
Çok unuttuk hatırlamak istiyoruz 
Başımızın okşanmasını gözyaşımızın silinmesini,kolumuza girilmesini istiyoruz 
Yağmurunu ve meleklerini yeniden istiyoruz 
Rüzgarın sesini, ırmağın sesini 
Dağların dağ, denizlerin deniz, kadınların kadın, çocukların çocuk 
Erkeklerin erkek, ekmeğin ekmek, olduğu bir dünyayı yeniden isterken 
Seni istiyoruz aslında.Bunu söyleyemiyoruz 

Her yer gece, çok gece 
Ve biz meleklerini istiyoruz Rabbim 
Çok yenildik yetmez mi ? 
Bir bankanın önünde, bir koltuğun altında, bir ziyafetin ortasında, bir günahın tenhasında 
Büyütüp durduk siyahı 

Gece gece gece 
Her yağmur tanesini bir melek indirirken yeryüzüne 
Her yalanı yüz şeytan taşıyor olabilir mi 
Bilmiyoruz 
Çünkü 
Bilincimiz içerken binlerce yılın karmaşık şurubunu 
Kameraya bakıp kalabalık şeyler söylemek ve gülümsemekle meşgulüz şuan 
Sonra oturup düşüneceğiz bütün bu olanları 
Yusuf’u düşüneceğiz, Yakup’u, Musa’yı 
İsa’yı düşüneceğiz, Nuh’u ve öbürlerini 
Ve Efendimizi 
Efendimizi 

Kuyular kuyular kuyular kazdık 
Bir nefes üflemen için yeryüzü bataklığında sazdık 
Kestik kendimizi deldik yaktık 
Sonra sana değil dünyaya aktık 
Dünya ki mescid dir biz onu otel yapmışız 
Kalktık ki yenilmişiz değişmişiz azmışız 
Bir sızı kalmış içimizde başka şey yok 
Bu sızıdan yol bulup kapına dayanmışız 

Bir çocuk oyuncağını alamamış 
Bir kız sevdiğini saramamış 
Bir anne yıllardır kolları açık bekliyor oğlunu 
Bir adam paramparça bir çift göz için 
Birisi ekmek götürememiş evine 
Birisi aşk 
Birimiz dünyayı kurtaracak 
Birimiz yarını 
Birimizin aklı tutuşmuş yanıyor 
Birimiz bomboş kalbine bakıp birini anıyor 
Birimiz ayrılığın ilk günü gibi her akşam kanıyor 
Birimiz kıyametin koptuğuna inanıyor 
Birimiz çekip gitmiş yeryüzünden ellerini hala açık sanıyor 

Geldik işte bunlar ellerimiz 
Açılmış bak bilirsin ne diye 
Ki bilirsin biz bu ellerle neler işledik 
Açtık işte bunlar ellerimiz 
Burası dünya 
Şu biziz 
Bunlarda ellerimiz 
Öyle açık öyle acemi öyle boş 
Öyle mahcup öyle dalgın öyle boş 
Öyle boş 

Senin değil miyiz hepimiz 
Senin değil mi her şey 
Alırsın kime ne verirsin kime ne 
Ve bu açtığımız eller senin değil mi 
Senin değil miyiz hepimiz Rabbim 
Bir yıldız bir ağaç bir buğday tanesi kadar 

Kimsesiziz kime gidelim 
Yaralarımız var kime 
Sıcak birşey arıyoruz kime 
Merhamet istiyoruz kime 
Bağışlanmak istiyoruz kime gidelim 
Sorumuz ve cevabımız sen değil misin 
Yorgunuz kaybetmişiz dalgınız kırgınız küsmüşüz 
Bu çocuklar birer birer kaybolurken sisler içinde kime gidelim 
Çok yürüdük yollar kayboldu yol olduk sana geldik 
Ne getirdim deme bize senden başka neyimiz varsa o bizim yokumuzdur. 

Geldik işte bunlar ellerimiz 
Bunlarda ellerimizin büyük boşluğu 
Beş duygum harap, altı yönüm harap 
On parmağımda on acı Ya Rab 
Denize dalan bir desti nasıl tahammül etsin suya 
Fırlattın beni dünyaya 
Yeniden al kucağına, çağır beni yeniden 
Bu saman çöpünü kasırgada bırakma 
Büyük bir kapının önünde bir karınca vurmuş kapıyı bekliyor 
Kapı açılacak yoksa niye var 
Rahmet örtecek günahı 
Geride kalacak gazabın adımları 
Duyulacak büyük bahçenin o büyük şarkıları 
Sunulan şarabı çekinmeden içeceğiz 
Görüneceksin durmadan kendimizden geçeceğiz 
Görüneceksin her şeyimizle sana göçeceğiz 

Ol dedin olduk senden 
Gel dedin geldik sana 
Başımız yerde 
Açtık ellerimizi sevgilinle birlikte 
Bize bak çekip çıkalım uçurumlardan 
Bize bak çıkalım dünyanın bütün kulluklarından 
Parçansak al bizi bir daha ayırma evinde uyuyalım 
Yabancıysak dost ol bize senden ayrılmayalım 
Elimiz açık başımız ve ruhumuz secdede durmuş bekliyoruz 
Sevdiklerin aşkına sevenlerin aşkına 
İnşirah inşirah inşirah 
Ayetin değil miyiz senin Ya Allah 

(ibrahim sadri)
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/2/2009 - Ney..

Kategori: Serdar Tuncer
 Ney

Ney eyledin ruhu aşka 
-Aynaya atılan taşın- 
Boşluğa düşmesi gibi 

Ben yokum nefesten başka 
Kuş derken kuş sesi gibi 
Ney eyledin ruhu aşka 

Düşümde Yusuf'un düşü 
İmtihan kuşkusu gibi 

Aynaya atılan taşın 
Ney üfler gölgesi kuşa 
Sanki bir başkası gibi
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/2/2009 - Aynalar...

Kategori: Serdar Tuncer
 Aynalar

Yoklukta gözlerimdir 
Varlıkta perdem benim 
Bir anlayabilsem bir 
Bu aynalar nem benim 

Biter mi nasıl neden 
Soyunsam kelimeden 
Seni senden seyreden 
Hem değilim hem benim 

Aynalara ayna yar 
Aynada bir ayna var 
Dile gelsin aynalar 
Sen değilsem kim benim
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/2/2009 - Ağladım...

Kategori: Serdar Tuncer
 Ağladım

Aklıma düştü gözlerin 
Boynumu büktüm ağladım 
Elveda dediğin yerin 
Yanına çöktüm ağladım 

Anılar gezdi kanımda 
Seni aradım yanımda 
Tesbih gibi her anımda 
Hasreti çektim ağladım 

Her seven boyun eğmiş 
Ayrılık ne yaman şeymiş 
Gözden yaş dökmek neymiş 
Gözümü döktüm ağladım 

İçim garip gönlüm darda 
Gözlerim karşı duvarda 
Ben her akşam aynalarda 
Yüzüne baktım ağladım
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/2/2009 - Doğmazdı kalbe iman..

Kategori: Ali Ulvi KURUCU

Doğmazdı Kalbe İman

Doğmazdı kalbe iman, inmezdi arza Kur'an, 
Meçhul olurdu esmâ, Levlâke yâ Muhammed! 
(Sensiz cânım Muhammed) 

Mâtem tutardı gökler, gülmezdi hiç melekler, 
Mahzûndur Arş-i alâ, levlâke yâ Muhammed! 

Feyzinle güldü âlem, gufrâna erdi âdem, 
Ağlardı belki hâla, Levlâke yâ Muhammed! ... 

Sayende erdi insan Tevhîde, yoksa putlar, 
Mâbûd olurdu -hâşâ- Levlâke yâ Muhammed! .. 

Şefkatli annesinden öksüz kalan yetîme, 
Benzerdi sanki eşyâ, Levlâke yâ Muhammed! .. 

Gün görmeden baharlar, sislerle örtülürdü, 
Zindan olurdu dünyâ, Levlâke yâ Muhammed! .. 

İnler dururdu sesler, her nağme hıçkırıkdı; 
Tutmuştu Arşı şekvâ, Levlâke yâ Muhammed! .. 

Dünyâda tek hakîkat uğrunda can verenler, 
Bulmazdı derde kimyâ, Levlâke yâ Muhammed! .. 

Al kan, figan içinde te'yîd ederdi zulmû; 
Binlerle kanlı sehpâ, Levlâke yâ Muhammed! .
 

Ali Ulvi Kurucu

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Kenan iline gider bu yol dost...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım